İşte her şey burada başladı. Sıkı çalışmanın – emeğinin karşılığını almanın duygusu bile farklı atmosferi bile farklı tüyleri ürperten farklı bir hava soluyorum şu anda . Neden biliyor musunuz? Çünkü 20 kişiydik ve takımda 12 kişi kaldı. Bu gördüğünüz alanı 1 mili (1.65km) 5 dakika 30 saniye altında koşmalıydık. 20 kişiden 12 kişiye düştük. Koşanlar ve koşamayanlar arasında ne fark vardı biliyor musun? DİSİPLİN – İSTİKRAR VE DE YENİLGİDEN KORMAMAK.
Bakın ben yenilmekten korkmuyorum. Yenilmek çok normal ve de size bir soru soracağım: Denememeyi mi kabul edersiniz yoksa yenilmeyi mi? Çoğu insan neyi kabul edecek biliyor musunuz? DENEMEMEYİ. Çünkü yolun sonunda yenilmek varsa neden deneyeyim ki ben? Dostlarım yolun sonunda yenilseniz bile bir şeyler öğreniyorsunuz, tecrübe kazanıyorsunuz, öz güven kazanıyorsunuz. Neyden bahsediyorum birazdan geleceğim ama çoğu insan denememeyi tercih ediyor. Bakın ben Michael Jordan’ın bir sözünü aldım ve hayatım değişmeye başladı, bunu bir felsefe olarak edindim: “Yenilgiyi kabul edebilirim ama denememeyi asla ” bakın bunu da siz felsefe olarak alın hayatınızın değiştiğini anlayacaksınız. Daha mutlu, daha öz güvenli bir şekilde yaşayacaksınız neden biliyor musunuz? Çünkü her şeyi deniyorsunuz ve sonunda başarıp başaramadığınızı kendiniz görüyorsunuz başkası görmüyor.
Atıyorum başkasının ÖSYM sınavına girip Boğaziçi’ni kazanamaması sizin için bir şey ifade etmiyor çünkü sen DENEMEDİN. Bence savaşçılar ve korkakları tek bir şey ayırıyor bu da: Savaşçılar yenilmekten korkmuyor e korkaklar ne yapıyor “Ben denemem bile” diyor. İŞTE BU tek ayıran şey BU. Bak ne demek istiyorum biliyor musunuz? Manken gibi geçen bir kız görüyorsunuz “çok güzel of çok seksi ” bilmem ne “AMA BANA BAKMAZ Kİ” bir merhaba demeye korkuyorsunuz ya “AMA BANA BAKMAZ Kİ”. NE OLACAK? Akşam çıkma teklifi etsen ve kabul etmese ne olacak? Kız senin hayatında mı? Değil. Eğer ret yersen hayatında olacak mı? Yine değil. Değişen bir şey oldu mu? OLMADI ve kaybedeceğin bir şey yok, kazanacağın bir şey var. Yani yenilgi normal bir şey yenilgiyi normal olarak görün. YENİLİP AYAĞA KALKMAK ÖNEMLİ, bu kadar basit.
İstemek bu yolun yarısı öteki yarısı da disipline geliyor zaten. Ama atıyorum Boğaziçi Üniversitesine mi girmek istiyorsun evet istiyorsun DENEDİN Mİ? ÇALIŞMAYI DENEDİN Mİ? ” Ya çok denedim sabah akşam çalıştım” bilmem ne bilmem ne. Boğaziçi’ne giren çocuk ne yapıyor biliyor musunuz? Günde 8 saat uyuyup 2 saat televizyon izliyor. SEN eğer bu 8 saat uyumayı 7 saate çekersen ve sen 2 saat televizyon izlemeyi hiç televizyon izlememeye çekersen bak bakalım kim kazanıyor Boğaziçi Üniversitesini. Evet denedin ama it gibi çalışmayı denemedin. Size bunun kolay olacağını diyor muyum? ” Ya 8 saatlik uykuyu 7 saate çekeceğim , 2 saat bile televizyon izlemeyeceğim nerede benim özel hayatım, nerede benim sosyal hayatım?” HİÇ KİMSE KOLAY OLACAĞINI SÖYLEMEDİ ZATEN.ZOR. Vücudunuzu değişime sokmak çok zor. Yapacağınız şey de vücudunuzu değişime sokmak neden çünkü alışmış 2 saat televizyon izleyip 8 saat uyumaya. Bakın fizyolojik olarak zaten istemiyor her zaman yaptıklarınızı yapmak istiyor. Bu yüzden kilo almak veya vermek çok zor. Vücudunuz değişimi istemiyor.
Vücudunuzu değişime sokmak için bazı şeylerden ödün vermeniz gerekiyor ve disiplinle bunu yapacaksınız zaten. Dediğim gibi İSTEMEK- DENEMEK bir şeyi. Bir şeyi canı gönülden isteyip – denemek yolun yarısı. Öteki yarısı ne biliyor musunuz? DİSİPLİN. Peki disiplin ne demek biliyor musunuz? Çoğu insan kendisinin disiplinli olduğunu biliyor öyle bir şey yok. Kusura bakmayın belki beğenmeyenler olacak ama disiplin demek ne demek biliyor musun? Her şey ters giderken dahi hala yola devam etmen disiplin demektir. Size söz veriyorum %99’luk kısım bırakacak. Bir şeyler ters giderken bırakacak. Belki bir şey ters gider 1 güne bırakmak, 2 güne bırakmaz, 3 güne bırakmaz ama 1 hafta sonunda bırakacak size bunun garantisini veriyorum. %99’luk kısım gidip istediklerini alamıyor ve istikrarlı bir şekilde davranamıyorlar çünkü neden biliyor musunuz? DİSİPLİNLERİ YOK. DİSİPLİN sevmediğin bir şeyi bile seviyormuş gibi yapmaktır. O bacak gününe gittiğinde kol günü gibi çalıştırırsan eğer. Basketbol idmanına 2 saatlik Topkapı otobüslerinden sonra trene binip 1 saat treni çektikten sonra o idmana gittiğinde hala çok fazla haz alıyor gibi çalışabiliyor isen işte BU DİSİPLİN DEMEKTİR. Tek başına gidip kimse izlemiyor iken bile seni herkes izliyormuş gibi çalışabiliyor isen eğer işte bu DİSİPLİN demektir. Disiplin demek çalışma azminizle milleti rahatsız etmek demektir. O kadar çok çalışacaksınız ki arkadaşlarınız ne diyecek biliyor musunuz? SİZE GÜLECEK, SİZİNLE ALAY EDECEK. ” neye çalışıyorsun NBA’ya mı gireceksin” falan filan. Olmadı mı bana da, OLDU. Dalga geçtiklerini düşündüler. Neden bu kadar çalışma? Bu kadar çalışıp ne yapacaksın bilmem ne bilmem ne. YILDIZI HEDEF ALDIM BAK ŞİMDİ AMERİKA’DAYIM HAYALİMİ YAŞIYORUM. Disiplin demek hiçbir zaman yetinmemek demektir. Her zaman başarılarınızın üstüne başarı koymak demektir, “Unsatisfied (yetinmemek)” kalmak demektir. Biz %1’lik kesimiz.
Bakın, Harry Potter’ın yazarı J. K. Rowling unsatisfied olmasaydı “HAYIR” cevapları ile yetinseydi 4. kitap evinden de ret geldikten sonra “hadi ya ben yapamıyorum” deyip kenara çekilseydi hiçbir zaman Harry Potter’ı duyabilir miydiniz? Bakın UBER’in sahibi 8 tane şirket açtıktan sonra ve başarısız olduktan sonra yetinip kenarı çekilseydi “Ben bu işi yapamıyorum” deseydi disiplini olmasaydı eğer “Satisfied (yetinmek)” olsaydı hiç UBER’i açabilir miydi?
Disiplin dediğin şey karanlık günlerde, her şeyin ters gittiği günde ışığı kendinde bulmaktır. Bakın ışık sizde. Işığı başka yerlerde aramayın. Yere düştüğünüz anda hiçbir şekilde zaman kaybetmeden ayağa kalkmanız lazım. Aşağıya düştünüz anda, biri size çelme taktığı anda hiçbir şekilde zaman kaybetmeyip çalışmaya devam etmeniz lazım. Kaybedecek zamanınız yok rakibiniz sizden önde siz daha geridesiniz eğer üzülüp zaman kaybeder iseniz her zaman ora KALACAKSINIZ. Geri düştüğünüzde veya rakibinizden geride iseniz HEMEN HARAKETE GEÇMELİSİNİZ HEMEN HEMDE HEMEN.
Geçmişi konuşmaktan vazgeçin. Hiçbir disiplinli insanın geçmişi konuştuğunu görmezsiniz. Eğer geçmişteki başarılarınızı konuşmaya devam ederseniz geçmişte kalacaksınız. Şimdi ne olduğun ile övün. SEN ŞU ANDA NESİN? EVET SEN ŞU ANDA NESİN? Evet önemli olan bu ve bir şeye çok sinir oluyorsunuz. İnstagram’da vs vs “Ben en iyisiyim” diyen insanlara sinir oluyorsunuz, ben olmuyorum. Öyle görmeleri öyle olacakları anlamına gelir. Olamasalar bile denemişlerdir. Aynaya baktığımız zaman ne diyoruz biliyor musunuz? ” Ah keşke şuram şöyle olsa , ah keşke şuram şöyle olsa” ulan zaten başkaları da böyle düşünüyor. Sende kendini aşağıya çekersen kim seni yukarı çekecek? SEN. IŞIK SENDE. Dediğim gibi normlar böyle şeylere izin vermiyor. BİZ normları alıp çiğneriz bu kadar basit. En iyisi benim. En iyisi sensin. Ha en iyisi olamadın mı? En azından DENEDİN. “Yenilgiyi kabul edebilirim ama denememeyi asla” -Michael Jordan.
